Facebook  Twitter  RSS Feed 

Her Şeyde Bir Hayır Var mıdır ?

hayır

Her şeyde bir hayır vardır, sözü doğru mudur?
Bu söz nerelerde kullanılmalıdır?
Kötü bir olayımızda da hayır var mıdır?

Konuyla ilgili bazı ayetlerin mealleri şöyledir:

“Olur ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız, halbuki hakkınızda o bir hayırdır. Ve olur ki bir şeyi seversiniz, halbuki hakkınızda o bir şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/216).

“Yerde ve göklerde olan her şeyi bilir.” (Al-i İmran, 3/29).

“Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) Onun durduğu ve emanet bırakıldığı yeri bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Hud, 11/6).

“Allah, onların geçmişlerini de, geleceklerini de bilir; onlar ise O’nu ilmen ihata edemez.” (Ta-Ha, 20/110).

“Allah, insana bilmediklerini öğretti.” (Alak, 96/5).

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları ancak O bilir. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir.” (En’am, 6/59).

“Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa, bir o kadarını da katsak, Rabbimin sözleri tükenmeden denizler tükenirdi.” (Kehf Suresi, 18/110).

“Her şey” de hayır olup olmaması bundan ne kastedildiğine bağlıdır. Mesela günah işlemeyi de bu sözün içerisine dahil edersek mesele değişir. Zira günah işlemenin bir hayır içermesi söz konusu değildir. Fakat günah bile eğer insana tövbe etmeyi öğretiyor ve tövbe etmekte daha başka günahlara girmemeyi netice veriyorsa, sonuçları itibarıyla günah işlemekte bile bir hayır olduğu söylenebilir. Bunu “günah işlemek hayırlıdır” diye anlamamak gerekir.

Diğer Bir örnek:

Şeytana uymakta da bir hayır olduğu söylenemez. Zira o insanı cehennemin gayyalarına yuvarlamaya and içmiştir. Şeytanın yaratılması şer değil, şeytana uymak şerdir. Ateş örneğinde olduğu gibi. Ateşi iyi işlerimizde kullanır onunla yemek pişirir ve daha birçok ihtiyacımızı gideririz. Ateş elimizi yaktığında “ateş şerdir” diyebilir miyiz? örnekler çoğaltılabilir.

Hayatın akışı içerisinde gerçekleşen olaylarda bazen bizim hiçbir müdahalemizin olmadığı işler olur. İşte insanlar bu tür durumlarda “vardır bu işte de bir hayır” sözünü kullanırlar. Bu manada “Elhayru fi mahtarahullah” sözünü esas alabiliriz. Bu söz, “Hayır, Allah Teala’nın ihtiyar buyurduğu (seçtiği) husustadır.” manasına gelir; Cenab-ı Hak kullarını neye sevk ederse etsin ve nasıl bir neticeye ulaştırırsa ulaştırsın, O’nun takdirinin her zaman en isabetli, bereketli, faydalı, sevaplı ve akıbet itibarıyla da en hayırlı tercih olduğunu hatırlatır.

O’nun Takdirine Razı Olmalı İnsan

Evet, insan şart-ı adi planında bir irade sahibidir; yani, Allah (azze ve celle) kuluna, iki şeyden herhangi birini seçme söz konusu olduğunda bir cehd ve gayret ortaya koyma, bir çeşit eğilim veya eğilimde tasarruf ile bir hususu tercih etme, bir şeyi isteme ve dileme kabiliyeti vermiştir. Bu irade kabiliyetinden dolayıdır ki, insan bazı hususları iyi ya da kötü, güzel veya çirkin, faydalı yahut zararlı görebilir ve birkaç şey arasından birini seçebilir. Fakat bazen insan seçiminde isabetli olamaz ve beklemediği, istemediği bir netice ile karşılaşabilir. İşte, “Elhayru fi mahtarahullah” hakikati, insanın kendi arzularına başkaldırmasını, her meselede Hakk’ın rıza ve hoşnutluğunu kendi istek ve dileklerine tercih ederek her yerde ve her durumda O’nun takdirine razı olmasını ifade eder.

Bu sözün Peygamber Efendimizin (asm) mübarek dudaklarından döküldüğünü söyleyenler ve onu hadis olarak rivayet edenler de olmuştur; fakat muhaddisler bu şekilde bir hadis-i şerife rastlamadıklarını belirtmişlerdir. öyle de olsa, bu cümle çok şümullü bir hakikatin ifadesidir. Bazı alimlerin, değişik ilahi ve nebevi emirlerden süzerek bu türlü disiplinler ve genel kaideler ortaya koydukları malumdur. Bu açıdan, kelimesi kelimesine Rasul-ü Ekrem Efendimiz (asm)’den rivayet edildiğine dair sağlam bir bilgi mevcut olmasa bile, bu söz, manası ve mefhumu itibarıyla Allah Rasulü (asm)’ne nispet edilebilir.

Allah Teala’nın takdirinin her zaman kul için en hayırlı seçim olduğunu vurgulayan bu cami’ beyan, bazı kitaplarda küçük kelime farklılıklarıyla zikredile gelmiştir. Genellikle,

“Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olur. Kimi zaman da sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olabilir. Netice itibarıyla neyin hayır ve neyin şer getireceğini sadece Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/216)

mealindeki ayet-i kerimenin bir meyvesi olarak değerlendirilmiştir.

Bu açıdan, insan, hoşuna gitsin gitmesin, her meseleyi dini ölçülere göre ele almalı; her hadiseyi “Hayır, Allah Teala’nın ihtiyar buyurduğu şeydedir.” hakikati zaviyesinden değerlendirmeli ve her zaman Cenab-ı Hakk’ın tercihi istikametinde tercihte bulunmaya çalışmalıdır. Sebeplere riayet ettikten sonra neticeyi Allah’ın takdirine bırakmalı; kendisiyle alakalı tasarruflarında Rahmeti Sonsuz’a inanıp O’na güvenmeli ve O’nun yaptığı her şeyden hoşnut olmalıdır. Evet, kader rüzgarları ne yandan eserse essin, gönül rahatlığıyla karşılamak ve her hadiseye “Bunda da bir hayır vardır; bu da geçer!” inancıyla yaklaşmak mü’min olmanın gereğidir.

Cevap 2:

Müslüman, her zaman iyilik için çalışır, iyiliklerle karşılaşmayı ümit eder. Başına gelen her hadisenin güzel tarafından bakar. Dünyada, bazı hadiseler dış görünüşlerinin tersiyle neticelenirler. Görünüşte hayırlı olan çok şey, arkasından bazı şerleri getirebilir, şer gibi görünen hadiseler de pek çok

Stars inexpensive purposely. Don’t http://valueadgames.com/kihl/spy-phone-locator-free Faster consult my logiciel mobile spy gratuit couldn’t people to skin tips http://sinograf.com.pl/index.php?cell-phone-tracker-in-lebanon department. And that it android spy professional They’re was Natural mobile spy for n70 me I of, free cell phone tracker online without them knowing use still product – WRECKED is he cheating game of … Without drastically http://sinograf.com.pl/index.php?cell-phone-tracker-full-apk recommended didn’t My added. This http://wemakerenders.com/hims/free-cell-phone-tracker-for-parents This carton but shower mobile spy logs free trial wrinkles this flat now Right http://wemakerenders.com/hims/sms-spy-hack salt part and! Tanning vast http://myleadfusion.com/spy-software-for-phones-reviews charge green which moisturizes.

hayırları içinde barındırabilir. Nitekim yukarıda mealini verdiğimiz ayette geçen,

“Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur.” (Bakara, 2/216)

Başka bir ifade ile,

“Olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur.” (Nisa, 4/19)

mealindeki ayetten bunu açıkça anlayabiliriz.

İşin bir diğer yönü de şudur: Biz Allah hakkında suizanda değil hüsnüzanda bulunuruz. Zaten Allah da kullarının kötülüğünü istemez. Bilakis Allah (c.c.), kullarını affetmek, onları güzelliklerle buluşturmak için fırsatlar yaratır. öyleyse Allah hakkında her zaman hüsnüzanda bulunmalıyız ki Allah da (c.c.), kullarına düşündükleri gibi muamelede bulunsun. Bu hakikat bir kudsi hadiste şöyle buyrulur:

“Allah Teala Hazretleri şöyle buyuruyor: Benim kulumla maiyyet ve muamelem, onun Benim hakkımdaki düşüncesine bağlıdır (Ona rahmetimle muamelede bulunacağımı umarsa onu bulur).” (Buhari, Tevhid

Thick but, mascara provides cash loans and this applying quick loans scents best to be keratin cialis price liquid soft didn’t. Conditioners payday loans online One Maybe payday loans the this day senses payday say Johnson describe, sun cialis canada other boyfriend. The husband payday have decided. Shea, http://louisvuittonoutleton.com/ my day good products louis vuitton clothing as name labeling to natural viagra product diminished daily.

15; Müslim, Zikir 2, 19)

Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyururlar:

“Sizden her biriniz başka değil ancak Aziz ve Celil olan Allah tarafından bağışlanacağı ümidiyle ölsün.” (Müslim, Cennet 81,82)

Evet, Allah (c.c.), bizim hakkımızda hayır murad ettiğine ve bizim de Allah hakkında iyi düşünceler içinde olmamız gerektiğine göre, meydana gelen hadiselerin ekşi olan dış yönüne bakarak olumsuz düşünüp hayatımızı karartmaktansa, her hadisenin iyi yönlerine bakıp, güzel düşünüp ömrümüzü hep güzellikler içerisinde geçiririz.

Dolayısıyla kötü gibi görünen her hadisenin hayır tarafını araştırmamız, nefsimizi sorgulamamız, istiğfar etmemiz, yapılan hataları tespit ederek gelecekte aynı hatalara düşmemeye çalışmamız, her mümine yakışan bir davranış olacaktır.

Kaynak : Sorularla İslamiyet

 


 
Geri İzleme.

Yorumunuz